Dünyanın malına sahip birine bile eski bir kitap armağan edilebilir.- Dünyanın malına sahip birine bile eski bir kitap armağan edilebilir
- Her milletten insanın Doğu’nun limanlarında yan yana yaşadığı, dillerin birbirine karıştığı o çağ, eski zamanların bulanık, bir anısı mıdır? Yoksa geleceğin bir belirtisi midir? Bu rüyaya sıkı sıkı sarılmış olanlar geçmişten kopamayanlar mıdır, yoksa gönül gözüyle geleceği görenler mi? Buna cevap vermeye gücüm yetmez. Ama işte babam buna inanıyordu. Bir Türk ile bir Ermeni’nin gene kardeş olabileceği sepya rengi bir dünyaya.
- Siz de takdir edersiniz ki bir isim bembeyaz bir sayfa olmalıdır ki, kişi ömrü boyunca yazabileceği ne varsa yazsın.
- Yabancı olmak, hayatımın hep hesaba katmam gereken bir gerçeğiydi. Tıpkı kadın yerine erke, on yada altmış yerine yirmi yaşında olmam gibi.. Aslında bir kötülük yoktu bunda. Birtakım şeylerin yerine, daha başka şeyler söyleyip yapmam anlamına geliyordu. Kendi kökenlerim, hayat hikayem, dillerim, sırlarım, gurur duyabileceğim pek çok yönüm, hatta kendime has çekiciliğim vardı..
- İyi bir dava uğruna kötü çocuk olmak, insanın başına çok sık gelmez.
- Daha mı iyi olurdu yoksa daha mı kötü? İnsan hala soluk alıp bu soruyu sorabiliyorsa, bu türlüsü pek de fena olmamış demektir.
- Sevdiğimiz birisi öldükten sonra bir an gelir, görüp duyduğumuz her şeyin sadece bir kabus olmasını hayal etmez miyiz?
- O anda kendi kendime “onu seviyorum” demiyordum. Ne kendime ne de tabii ona. Yaşlı bir beyefendinin böyle konuşması belki gülünç gelecek: Delice aşkın tüm belirtileri vardı bende ama, kelime bir türlü gelmiyordu. Sanırım böyle anlarda sizinle alay ederek hatta kötü niyetle bile olsa “âşık” kelimesini telaffuz edecek bir sırdaş lazımdır, soruyu kendimize de soralım diye; o zaman cevap kesindir.
- Aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse. Hayat, insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir.
- O, eski bir direnişçinin kardeşi; sen ise alt tarafı eski bir kaçakçının ağabeyisin.
- Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması bir yıl sürerdi zaten… İki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır…
Amin Maalouf - Doğu’nun Limanları
Amin Maalouf’un Semerkant’ından sonra pek daha iyi geldi. Bir adamın küçük yaşta direnişteki hayatını, aşkını anlatıyor. Ahh Clara seninle acı çektim kitap bitene kadar. 2 saatte okunabilecek bir kitap. Ama gel gör ki ben bir kaç günde ancak bitirebildim. İtiraf etmeliyim tatilin tadını çıkartayım derken oldu. Hem gezmeler, hem filmler, hem arkadaşlarla, anneyle kahve keyiflerinin hepsini birden yapayım deyince normal tabii. Kitabı alınız, kahvenizi yapınız bir güzel yayılıp, okuyunuz efendim.
harika bir kitap.. harika az bile..
YanıtlaSilHem de nasıl.. Çok keyif alarak okuduğum kitaplardan oldu.
YanıtlaSil